[1. Haftanın Etkinliği ] Çocukluk Nesneleri

İlk etkinliğimize hoş geldiniz!

Bu hafta, sizleri bir çocukluk nesnenizi toplulukla paylaşmaya davet ediyoruz.

Seymour Papert’in “Çocukluğumun Dişlileri (Gears of My Childhood)” adlı yazısını okuyun ve çocukluğunuzda ilginizi çekmiş ve sizi etkilemiş bir nesneyi düşünün.

Bu gönderiye yanıt verirken bir fotoğrafı, kısa bir açıklamayı ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu nesnenin özel olmasının sebebi neydi? Düşünme ve öğrenme şeklinizi nasıl etkiledi?

Çocukluk nesnelerinizi duymayı bekliyoruz!

LCL Ekibi

İlkokula giderken yapboz oynamasını çok severdim. Nispeten ucuz ve ulaşılabilir bir üründü.

Sonra mahallemize zengin bir çocuk gelip gitmeye başladı. Bu çocukla tanışıp arkadaş olduk. Çok güzel oyuncakları vardı. İçlerinden bir grup oyuncağı beni cezbetmişti: Lego.

Minik minik binlerce parçayı birleştirip kocaman 3 boyutlu bir oyuncağa dönüştürüyordu. Yapboz gibiydi ama yapboz gibi doğrusal değildi. Tek sınır, senin hayal gücündü.

Bir ara gazetelerden birisi her gün sınırlı sayıda Lego parçaları vermeye başladı. Elimden geldikçe tamamını toplamaya çalıştım. Set tamamlandığında hatırı sayılır miktarda Lego parçam vardı. Bunlardan çeşitli taşıtlar yapıp kibritler sayesinde de yollar yapıp oynuyordum.

Bu iki durum ortaokul ve lise yıllarında çok işime yaradı. Lego sayesinde uzamsal zekam gelişmiş ve ben matematik, geometri derslerini hiç zorlanmadan geçmiştim.

2 Likes

Merhaba. Benim çocukluğumdan hafızamda kalan nesne birbirine geçen bakkalda satılan puzzle tarzı oyuncaklardı. Birleştirdiğimde bir bütünü oluşturması ve farklı şekiller yapılabilmesiydi. Belki de sevmemin sebebi yetişkinliğimde de fark ettiğim, her şey için farklı yollar, düşünme sistemlerinin daha etkili olması olabilir. Hiçbir zaman tek bir yöntem yoktur bütünü oluşturmak için birden fazla yöntem ve yol vardır düşünesine beni itmesi hafızamda kalmasına neden olmuş olabilir :)


813oerbHiYS.AC_SX425

1 Like

Çocukluğumdan hafızamda kalan ve düşünme - öğrenme şeklimi etkileyen bir nesne olarak kumaş parçalarını söyleyebilirim. Küçükken et bebeklerle oynamayı çok severdim ve her zaman farklı şeyler üretmeye çalışırdım. Bunları yaparken de kumaşları kullanırdım. Bu kumaşlar kimi zaman bebeklerime kıyafet kimi zaman ise oturacakları koltuk olurdu.

Şimdi düşündüğüm zaman et bebeklerle oynarken hikayemde mutlaka bir problem olurdu ve onu çözüme ulaştırmaya çalışırdım. Tıpkı şu anda ortaya çıkan tüm yeniliklerin bir problem sonucunda ortaya çıkması gibi.

Şimdi ise öğrencilerim ile kodlamaya hikayelerle giriş yapıyoruz ve bu hikayedeki problemleri çözmeye çalışıyor ona göre akış şeması geliştirip tasarımlar yapıyoruz.

Çocukluğumda oynadığım bu oyunun benim problem çözme ve algoritmik düşünme becerilerimi geliştirdiğini düşünüyorum.

1 Like